Firmamızın hikâyesi, kurucumuz Hasan Kaplan'ın çocukluk yıllarında başlayan azim ve emek dolu yolculuğuna dayanır. Hasan Kaplan, henüz 12 yaşındayken Kastamonu'dan İstanbul'a gelerek Eyüp Demirkapı'da çırak olarak meslek hayatına ilk adımını attı. Yıllar süren özverili çalışmaları ve edindiği tecrübeler sonucunda, Çağlayan'da kendi atölyesini kurarak girişimcilik yolculuğunu başlattı.
1987 yılında ise artan deneyimi ve gelişen vizyonuyla atölyesini İstanbul Anadolu Yakası'nda bulunan Ümraniye'ye taşıdı. Yarım asra yaklaşan bu birikim sürecinde; işine duyduğu saygıyı, titiz çalışma anlayışını ve kaliteden ödün vermeyen yaklaşımını bizlere ve ekibimize aktardı.
Bugün, babamızdan miras aldığımız bu değerleri koruyarak geleneksel ahşap işçiliğinin ustalığını modern üretim teknolojileriyle buluşturuyoruz. Geçmişten gelen ustalık mirasını geleceğe taşıma sorumluluğuyla hareket ediyor; Türkiye'nin dört bir yanındaki ve yurt dışındaki müşterilerimize güvenilir, kaliteli ve sürdürülebilir üretim hizmeti sunmaya devam ediyoruz. Bizim için her ürün, yılların emeğini, ustalığını ve ailemizin değerlerini yansıtan bir imzadır.
Yalnızca doğadan gelen, sürdürülebilir ve sertifikalı ahşapları kullanıyoruz.
Her adım deneyimli ustalar tarafından, sabır ve özenle gerçekleştirilir.
Modadan bağımsız, yıllarca güzel kalacak formlar ve siliüetler tasarlıyoruz.
Kalite güvencesi her parçada ayrı ayrı kontrol edilir; taviz yoktur.
Kesimden zımparalamaya, yağlamadan son bitişe kadar her adım bir öncekinin üzerine inşa edilir. Atölyemizde acele yoktur.
Ahşap kendi doğasına kavuştuğunda, ürün hazır demektir. Zaman, sabrın ve zanaat sevgisinin bir sonucudur.
Doğal yağlar, balmumu ve sıfır kimyasal boya — yüzeyler korunur ama ahşabın nefes alması engellenmez.
Her ürün, doğal ahşabın eşsiz dokusu ve sıcaklığıyla hayat bulur.
Ahşabın doğal desenleri sayesinde iki parça hiçbir zaman birbirinin aynısı olmaz.
Sofra, kafe ya da etkinlik; her sunum ortamında fark yaratır.
Doğru bakımla nesilden nesile aktarılabilecek parçalar tasarlıyoruz.






